Kahvenin sadece bir içeceğin ötesinde yaşam tarzı ve pek çok kişi için bir tutku olduğunu söylesek yanlış olmaz. Sanırım yüzyıllardan bu yana kahvenin pek çok toplumda farklı demleme yöntemleri ve sunum şekilleri kazanması da buradan kaynaklanıyor.

Kahve yıllar içerisinde pek çok değişim ve dönüşüm geçirdi. Son dönemlerde 3. Nesil bir kahve akımı var ki herkes tarafından bilinir hale geldi.

Herkesin diline pelesenk olan 3. Nesil veya 3. Dalga yerine sanırım “nitelikli” kelimesini kullanmak bu kahve dükkanları için daha hoş olacaktır.

Nitelikli kahve dükkanları (tabii işi gerçekten layıkıyla yapanlardan bahsediyorum) kahve deneyimine yeni bir anlayış, tarz ve tabii ki kalite kazandırarak son dönemde popülerliğin zirvesinde diyebiliriz. 

Nitelikli kahve dükkanları ile birlikte kahve adeta saygısına saygı katarken, aynı zamanda bir şarap ve yemek gibi gurme bir lezzet olma yolunda ilerliyor. Aslında burada bahsetmek istediğim nitelikli kahve dükkanları vasıtasıyla tanıştığımız nitelikli Türk Kahvesi.

Sanırım ilk nitelikle ev kalite çekirdeklerden yapılan Türk Kahvesini içtiğimdeki şaşkınlığımı anlatmam ve tarif etmem gerçekten de mümkün değil.

Bizim yıllardan beri Türk Kahvesi için kullandığımız kahvenin çekirdeği, kahvenin kavrulması ve hatta saklanması noktasında her şey yanlış.

Hatta bazı görüşler pişirilmesinin bile yanlış olduğunu belirtiyor. Tabii senelerdir damak tadı alışan kişiler ve hatta annem bu yazıyı görse muhtemelen bu söylediklerime çok kızacaktır. Ama durum maalesef çok sevdiğimiz Türk Kahvesi için böyle. Öncelikle Türk Kahvesi’nde 1970’lerden beri kullanılan kahve çekirdeği en niteliği düşük kahve çekirdeğidir. 1970 yıllarından bu yana Rio Manas‘tan yapılmış çekirdekler Türk Kahvesi için kullanılıyor.

Dünya kahve uzmanları ise Rio Manas’tan yapılmış bir kahveyi tattıklarında, tadının kötü olmasından dolayı ikinci yudumu bile alamıyorlar. Rio Manas çekirdeği ise 1970’lerdeki döviz sıkıntısından sonra içmeye başladık. Çünkü en ucuzu Rio Manas olması ve ithalat yeniden açıldığında, uzun süre kahve yerine nohut kahvesi içmiş tüketiciler kalitedeki bu büyük düşüşü fark edemedikleri için senelerce bu durum böyle devam etti.

Belki farklı şekilde çekirdek kullanan olmuştur ama maalesef ben denk gelemedim. Nitelikli kahve dükkanları ile birlikte ise işler değişmeye başladı.

Peki nitelikli Türk kahvesinin farkı ne diye bakacak olursak; öncelikle kahvemizin kaliteli bir çekirdekten pişirilmiş olması gerekiyor. İyi ve uygun şekilde kavrulmuş nitelikli bir çekirdeğin Türk Kahvesi için kullanılmasıdır. Daha sonra işin içine kahvenin bayat olmaması giriyor. Tabii bizim senelerdir içtiğimiz kahvenin çekirdeklerini çekilmiş halde aldığımız için bayat. Kahve kavrulduktan sonra çekirdek halinde (öğütülmeden), hava almayan bir kavanozda veya pakette tazeliğini 2 hafta kimilerine göre ise maksimum 2 ay korur.

Bu kahve öğütüldükten sonra ise yaklaşık 15 dakika içerisinde demlenmelidir. Bu yüzden senelerce bayat kahve içtik. İçtiğimiz kahvenin içmeden hemen önce öğütülmesi gerekiyor ve tabii bununda doğru şekilde öğütülmüş olması gerekiyor. Bu aşamaları tamamladıktan sonra ise pişirme ve kullanılan suyun kalitesi gibi durumlar devreye giriyor tabii ki ama bence nitelikli ve taze çekirdek ile içilen nitelikli Türk Kahvesi birinci adım.

Sonrası doğru ısı ve uygun pH derecesine sahip bir su ve uygun pişirme tekniği ile nitelikli bir Türk Kahvesine erişmek mümkün. Pek çok nitelikli kahve dükkanında Nitelikli Türk Kahvesi bulabilirsiniz. Ama gittiğiniz mekanlarda bu durumu sorgulamayı unutmayın!

Bol nitelikli Türk Kahveli günler.

(Visited 124 times, 2 visits today)

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir