Yaza Hazırız!

Yaza Hazırız; çünkü sağlıklı beslenenlerdeniz!

Soğuk havalardan yavaş yavaş sıyrıldığımız şu bahar günlerinde üzerimizdeki kıyafetlerin sayısı ve kalınlığı azalıyor. Bu sayede bedenimizle daha çok yüzleştiğimiz zamana adım adım yaklaşıyoruz. Soğuk havalara karşı kendini koruma altına alarak yağ yapımını arttıran, iştahı da açık hale getiren vücudumuzu fazla kilolardan kurtarmak ve yaz aylarına daha sağlıklı taşımak için harekete geçmenin en ideal aylarındayız.

En büyük motivasyonumuz olan yaz güneşiyle birlikte vücut ölçülerinizi sağlıklı değer aralıklarına taşımak için beslenme planınızın nasıl olması gerektiğine ilişkin püf noktalara sizlerle birlikte göz atalım.

Güne motivasyonunuzu yüksek ve ulaşmak istediğiniz hedeflerden sapmayan bir kararlılıkla başlayın.

Kahvaltınızı atlamayın.

Kahvaltının vücut çalışma sistemindeki öneminin farkına varmalı ve güne başlayan vücudumuzun enerji ihtiyacını sağlayarak metabolizmanın düzenli çalışmasını sağlamalıyız. Gün içerisinde 3 ana 3 ara öğün yapın. Az ve sık sık beslenmeyi ilke edinerek aç kalmadan beslenmenize yön verin. Bu hem vücut sistem döngüsünün devamlılığını sağlayacak hem de kalori miktarının az oluşuyla depolanan yağların harcanmasına yardımcı olacaktır.

Tüketeceğiniz besin gruplarının dengeli ve yeterli olmasına özen gösterin. Et, süt, tahıl, kuru baklagiller, yağlar, sebze ve meyvelerin birbirini dengeler şekilde tüketilmesi, yararlanımı arttırırken yeterli tüketilmesi enerji gereksinimimizi karşılamaktadır. Ara öğünlerinizi atlamayın. Ara öğünler ana öğünlere bir nevi hazırlık programı niteliğindedir.

Ara öğünler yapılmadan geçirilen günler ana öğüne çok acıkmış bir şekilde başlıyor ve ihtiyacımızdan daha fazla yiyoruz. Hayatınıza aktiviteyi ekleyin. Haftada 3 kere en az 40 dakikalık orta tempoda açık hava yürüyüşlerini ve küçük egzersizleri ekleyin. Göreceksiniz ki vücudunuz da beyniniz de daha iyi işleyecek, kendinizi daha dinç ve enerjik hissedeceksiniz.

Günlük ortalama 2-2,5 lt su tüketin. En çok unutulan ve önemsenmeyen bu nokta aslında vücudumuzda metabolize olan besinlerin, zararlı maddelerin atılımını sağlar; yağların yıkımında da önemli bir ara metabolit olarak işlev görür.

Yeme alışkanlıklarınızı değiştirin. Doymuş yağ içeren yiyecekler, şeker oranı yüksek içeceklerin tüketiminin artması gibi beslenme davranışındaki olumsuz değişiklikler ve aktivitesiz yaşam tarzı kilo almayı hızlandırmakta obezite derecesini arttırmaktadır.

Beslenmenizde çeşitli protein kaynaklarına yer verin. Protein denildi mi ilk olarak akla kırmızı et gelmektedir. Fakat hafta içerisindeki protein tüketimleri çeşitlendirir haftada en az bir balık, haftada iki kurubaklagil, haftada iki kere kırmızı et ve haftada bir kez beyaz et olarak düzenlersek hastalıklardan korunma ve sağlıklı vücut işleyişini sağlamış oluruz. Kuru baklagillerin de protein içeriğine dengede tükettikçe güvenin ve onların da lif bakımından güçlü kaynaklar olduğu bilinciyle tüketin.

Sebze ve meyve tüketimlerinize önem gösterin. Antioksidanlar bakımından zengin olan bu besin grubu hücreleri oksidasyon stresinden (hücre harabiyeti) korur. İçerdikleri lif sayesinde de barsak faaliyetlerine yardımcı olurlar. Ayrıca bu besinlerin içerdikleri kalori miktarı az olup tokluğu sağladığı için özellikle tüketimi önemlidir.

Çeşitli, taze ve mevsimine uygun sebze ve meyveleri seçin. Karbonhidrat tüketiminizi dengede tutun. Genel olarak diyet denildiğinde ekmeği öğünümüzden tamamen çıkaran bir toplumumuz bunu en büyük hata olarak başka bir basit karbonhidrat ile doldurmaktadır. Pirinç, beyaz ekmek, şekerleme, tatlı gibi kan şekerini hızlı yükselten besinlerden uzaklaşarak tam tahıl ekmeği, bulgur, yulaf gibi besinlerin tercihlerde ilk olmasını sağlayın.

  • Süt ve yoğurt tüketimlerinize günlük olarak yer verin. Özellikle ara öğünlerde önemli bir yere sahip olan yoğurt, içerisindeki yararlı bakteriler sayesinde bağırsak faaliyetlerini kontrol altına almakta ve açlık hissini ortadan kaldırmaktadır. Tatlı ihtiyacınızda bir porsiyon meyve yemeği tercih edin. Tercihlerinizi sütlü- meyveli tatlılardan yana kullanın. Besleyici niteliği az olup ya da hiç olmayıp kalorisi yüksek olan şerbetli tatlılardan, kremalardan, gazlı içeceklerden uzak durun!Baharatlarla yemeklere aroma ve tat katın. Tuzu en aza indirgeyin.
    Profesyonellerden destek alın.
    Unutmayın ki; sizlere bulunduğum bu genel önerilerin yanında diyet, bireye özel hazırlanır ve kişiye yönelik yapılacak düzenlemeler hayati önem taşır. Birine iyi gelen bir öneri bir başkası için sakıncalı olabilir. Bu nedenle kan tahlillerinizi yaptırın ve her zaman profesyonellerden (hekim, diyetisyen) yardın alarak süreci eksiksiz, sağlıkla tamamlayın.

Gülüşünüzü hayatınızın süsü olarak kendinize sunmaktan asla vazgeçmeyin ve kendinize olan inancınızı asla yitirmeyin, siz de yapabilirsiniz, yeter ki isteyin. Hayatın en büyük armağanı olan sağlıkla kalın!

(Visited 36 times, 1 visits today)

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir